Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başlar şöyle:
"Zonguldak'ta meydana gelen patlamada hayatını kaybeden 3 madencimize Allah'tan rahmet dilerim. Ankara'da askeri araç kazasında şehit olan askerimize Allah'tan rahmet edilerim. Rabbim şehidimizin mekanını cennet eylesin.
Kabinemizin 74. toplantısını az önce sonlandırdık. Toplantımızda birçok konuyu görüştük. Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı dönemde hükümet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Hangi görüşe, kökene mensup olursa olsun bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında vatandaşımızın titiz davrandığını biliyoruz, bunun için teşekkür ediyorum.
Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkanlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Dünyanın gidişatı, ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hale geleceğini gösteriyor.
Nerede bir kardeşimiz ve soydaşımız varsa haklarını savunmaya devam ediyoruz. Hemen her ülkeyle dostane ilişkiler kurma gayretindeyiz. Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin etki alanını genişleten konulara şahitlik ettik.
Cumhuriyetimizin 103. yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. Cuma günü TDT'ye Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Yine birlik ve beraberlik mesajı vereceğiz. Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Ardından COP31 Zirvesi'ni Antalya'da düzenleyeceğiz.
Libya ile deniz yetki anlaşması
Günü kurtarmanın değil istikbali inşa etmenin peşindeyiz. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında durduk. 27 Kasım 2019 tarihinde Libya hükümeti ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzalamıştık.
Bu anlaşma Doğu Akdeniz için büyük bir adımdı. Geçen hafta Libya Temsilciler Meclisi'nde bu anlaşma oy birliğiyle onaylandı. Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen müşterek hareket etmesi de önemlidir. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Ne Libya'da ne de başka bir İslam beldesinde ayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz gerçekleşecektir.
Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin meşru bir gerekçesi yoktur. Biz Doğu Akdeniz'de kimseye gol atma derdinde değiliz. Anlaşmazlıkların barışçıl yolla ele alınmasını savunuyoruz. AB başta olmak üzere tüm aktörlerden yapıcı adımlar bekliyoruz. Gerçeklikten kopuk agresif söylemlerin kimseye faydası olmaz.
Türkiye böyle bir ülke değildir. Bizim tek pusulamız Türkiye'nin çıkarıdır. Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için hayırlı olanı yapmaktan tereddüt etmeyiz. Buna saygı gösterilmesini istiyoruz. Kardeş Libya halkına en kalbi selamlarımı gönderiyorum. Siyaseti demokratik zeminde, mutabakat içinde rekabetten çıkartıp husumetliler kavgasına dönüştürmek tehlikeli yaklaşımdır.
Türkiye 86 milyonun birlik içinde kardeşçe yaşadığı bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir. Daha düne kadar gazetecileri alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler. Ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirenlerle derdimiz yoktur.
Avrupa'da televizyon kanalı itibarıyla ülkemiz ilk sırada yer alıyoru. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor. Biz de farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz. Dünyanın tüm demokratik ülkerinde olduğu gibi Türkiye de kendisine operasyon çekilmesine müsade etmez.
Bizler ister iktidarda ister muhalefette olalım hepimiz ülkeye hizmet etmekle mükellefiz. Makamlarımız milletimizin kendisine hizmet etmek için verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalıdır. İstikrar ortamını bozmak isteyenlere fırsat vermemeliyiz.
Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara daha dayanıklı hale getireceğiz. 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırdık.
Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırdık. 2026 sonu itibarıyla 5,4 trilyon lira depremden etkilenen illere ayırdık. 455 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim ettik. Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümedir. 2027 ise yüzde 4,2 seviyesinde tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istidamın 657 bin kişi artmasını öngörüyoruz.
2027 bütçesinde başımızın tacı emeklilerimizin durumunu iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Yasal düzenlemeyi hakkaniyet çerçevesinde TBMM'nin takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz
Komşumuz İran'a yönelik saldırı haberlerinin yoğunlaşması akaryakıt fiyatlarının yükselmesine yol açmıştır. Biz çatışma alanları görmek istemiyoruz. Bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Bizim için önemli olan tempomuzu düşürmeden yolumuza devam etmektir.
Türkiye, her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir.
"Libya'da ne işimiz var" diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim etmelerini kıymetli buluyorum. Siyasetin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Bakınız, daha önce de söyledim. Siyaseti demokratik zeminde, mutabakat içinde rekabetten çıkarıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmek, yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşımdır.
Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikâr olan savaş jargonunu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biri olarak görüyorum. Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir.
Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.
Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce, eğer yapabiliyorlarsa, çıksınlar, sarf ettikleri kirli ilişkileri açıklasınlar. Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler.
Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır. Türkiye, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biridir. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla ülkemiz ilk sıralarda yer alıyor. Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı ülkemizde özgürce yayın yapıyor.
Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz. Ama dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmez, edemez.
Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara daha dayanıklı hale getireceğiz.
Sevgili vatandaşlarım, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifimizi geçen hafta Gazi Meclisimizin takdirine sunduk. Gideri 27 trilyon 276 milyar lira geliri 23 trilyon 408 milyar lira olarak hesaplıyoruz."
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 raporarsivi.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.